Yaratıcılık Nedir?
Yaratıcılık, özgür düşünme, var olan her şeye bilinen
anlamı dışında anlam yükleyebilme, çerçevelerin dışına
taşabilme yani çocuk kalabilmektir.
Yaratıcılık
bir süreç olarak ele alındığında;
Bir fikir, bir durum karşısında çocuğun beyin fırtınası
yaparak olabildiğince çok öneri oluşturabilmesidir.
Yaratıcılık; çok yüksek bir zekaya sahip olmayı
gerektirmez, yaratıcılık ve zeka birbirinden
bağımsızdır...
Yaratıcılık sanatsal yada müzikal yetenekten çok daha
fazlasını ifade eder.
Bir ressam teknik anlamda çok başarılı olabilir ama
resme bakan kişilerde o resmin, tek/biricik olduğu
hissini uyandıramayabilir.
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki küçük yaşta
çocukların yaratıcılıkları çok yüksektir.
Anaokulu Çocukları: % 95-98
Ortaokul Çocukları: % 50-70
Üniversite Öğrencileri : % 30-50
Yetişkinler : % 20’den az
Doğduğu andan itibaren çocuklar dünyayı ve hayatı kendi
deneyimleriyle keşfetmeye çalışırlar. Okul öncesi
dönemde henüz yaratıcılıkları körelmemiştir. Bu yaş
döneminde çocuğun yaratıcılığını geliştirici egzersizler
yaptırılmadığı takdirde çocuğun yaratıcılığı körelmeye
başlar. Çocukların
yaratıcılığını olumsuz etkileyen en büyük faktör “doğru
cevabı bulma” saplantısıdır.
Sosyalleşme sürecinde, çocuklar toplumda doğru cevabı
biliyor olmanın daha önemli olduğunu öğrenirler. Önce
verdikleri cevaplar değişir, daha sonra da düşüncedeki
esnekliklerini kaybederler.
Çocuğunuzun yaratıcılığını nasıl geliştirebilirsiniz?
Çocuğunuz
için araştırabileceği, engellenmeden oyun oynayabileceği
bir ortam yaratın.
• Verdiği fikirleri sizinkilere uydurmaya çalışmadan
kabullenin.
• Bir problemin çözümünde verdiği fikirleri yargılamadan
kabul edin ve çözüm için deneyin.
• Çocuğunuzun yaratıcılık yolculuğunda sonuca/ürüne
değil sürece değer verin.
Yaratıcı potansiyeli yüksek olan oyunları teşvik
edin.
Genellikle
çocuklar ortam ve malzemeyi (çamur, tahta, su, bez
parçaları vs.) bulduklarında bedenleriyle,
hareketleriyle, duyuları ve duygularıyla, algılamaları
ve anlatımlarıyla her zaman yaratmaya, yoktan var etmeye
yöneleceklerdir.
Çocuğunuza masal, şiir, hikayeler okuyun.
Kelimelerin sınırları yoktur. Öykü dinlemek çocuğunuzun
fantezi dünyasını zenginliklerle doldurur. Öyküler,
kelimeler çağrışım yaptırır. Böylece onun yaratıcılığını
beslemiş olursunuz.
Çocuğunuzla
birlikte yeni şeyler deneyip öğrenin.
Çocuklar hayatın her anını yeni şeyler öğrenerek
geçirirler, siz de onlara katılın. Çocuğunuzun günlük
tutmasını, fotoğraf çekmesini destekleyin. Böylece
kendine güveni gelişecek ve iletişim kurmanın farklı
yollarını öğrenecektir.
Birlikte
yemek pişirin.
Çocuklar en çok yemeklerine dokunmaktan, onları
tabaklarında evirip çevirmekten zevk alırlar. Çünkü bu
onlara çok eğlenceli gelir. Örneğin onunla birlikte kek
yapmak oldukça yaratıcı bir etkinlik olabilir.
Televizyonu kapatın...
Televizyon
programlarında eğitici şeyler olsa da genellikle
televizyon zaman kaybıdır. Çocuğun düşünce üretmek
yerine pasif kalarak bir başkasının fikirlerini
izlemesidir. En azından televizyon izleme süresini
kısıtlamak önemlidir.
Çocuğunuzun sorularına cevap verin.
Çocukların en büyük öğrenme araçları sorularıdır. “Ne?”,
“Neden?”, “Nasıl?”, “Kim?”, “Ne zaman?” vb. Çocukların
sorularına hep cevap verin. Çünkü onlar aldıkları
cevapları birleştirerek, bağlantı kurarak bilgi
dağarcıklarını oluştururlar. Bu bilgiler de hayal
güçlerini geliştirir.
Yaratıcı düşünmeyi yaşam biçimi haline getirin.
Yaratıcılık bir değerdir. Fikirlerinizin ve
seçimlerinizin değerli olduğunu, ürünün değil sürecin
önemli olduğunu unutmayın.
Dünyada
en iyi öğrenenler, en iyi soruları soranlar, en faal ve
en duyarlı olanlar çocuklardır.
Çocuklar çok basit şeylerden bile keyif alırlar. En
olmaz dediğimiz birleştirmeleri yaparak bizi
şaşırtırlar. Çocuklar risk almaya, zorlu deneyimlere
katılmaya biz yetişkinlerden daha isteklidirler. Sınırlı
bir çerçevenin içinden görebildikleri gibi, o sınırın
dışına da çıkıp bakabilirler.
Onları yargılamadan özgür bırakın, böylece çocuğunuzun
yaratıcılık gelişimine en büyük katkıyı vermiş
olursunuz.